SertanK.com | Kişisel ve Kurumsal Projeler Tanıtım, Yönetim, Takip, Haber ve İletişim Platformu

Nihayet; Merhaba…

(Çok uzun yazarım, adamı okumaktan bayarım, ama sonuçta bu bir sitesi, ister okursunuz, ister okumazsınız dimi..:-) )

Hepimizin bildiği bir söz ile; “Terzi Kendi Söküğünü Dikemez..” ile başlamak istiyorum. Ne kadar da doğru bir söz. Özellikle webmasterlar için doğruluğu çok daha fazladır. Etrafınızdaki bir çok webmastera bakın; yüzden doksanının kendi internet sitesi ya yoktur, ya “Yapım Aşamasında..” sayfası ile yapılmayı bekliyordur, ya da sürekli “Güncelleniyor..” aşamasındadır. Herkese site yaparız, herkesin sitesini yaparız ama iş kendi sitemizi yapmaya gelince sürekli erteleriz. Ya zamanımız yoktur gerçekten uğraşamayız, ya “Sonra yaparım yaa..” diyerek sürekli erteleriz, ya da yaptığımız siteleri bir türlü beğenmeyiz; “Bu site bana yakıştı mı hiç ?”…

2000 yılından beri, yani neredeyse 11 senedir internet sitesi yapan biri olarak, taa geocities zamanlarından beri kendime ait bir site yapmak hep aklımda. .com domaini de bu iş için çok uygun, zaten bu nedenle alındı. Gel gelelim 11 senedir defalarca tasarım yaptım buraya, defalarca tasarım değiştirdim, defalarca fikir değiştirdim ama bir türlü .com için tam olarak “İşte Oldu!” diyemedim.

Her webmasterın yaptığı gibi ben de uzun zaman “Yapım Aşamasında..” dedim. Sonra “Açılışa şu kadar kaldı…” dedim. Daha sonraları 4-5 sayfadan oluşan basit tasarımlar yapıp bir kaç yıl da öyle idare ettim. Forum da kurdum, içerik sistemide, resim galeriside ( olayı..), reklam (adserver) sistemide kurdum zaman içerisinde SertanK.com ‘a. Ama dedim ya, terzi kendi söküğünü dikemiyor. Bir türlü SertanK.com için tamamdır artık diyemedim.

Amaç kendimi tanıtmak değil, “Ayinesi iştir kişinin, lafına bakılmaz..” vecizesinden yola çıkarak, sadece yaptığım işleri tanıtmayı istedim hep SertanK.com ‘da. Ama hem zamansızlıktan, hem de üşengeçlikten yaptığım işleri tam olarak hiç bir zaman tanıtamadım, siteye ekleyemedim, güncelleyemedim, takip edemedim. Sürekli aklıma yeni geldi, ya zaman içinde unuttum, ya ben yapana kadar başka biri benden önce yaptı vs. nedenlerle bir çok projem öylece kaldı…

2000 yılında bu işe heveslendiğimde bir çoğumuz gibi ben de geocities le başladım. Mynet ile devam ettim. Başkalarının yaptığı şeyleri editleye editleye html öğrendim. Sonra bir html kitabı aldım üniversitenin kütüphanesinden, onu kurcalaya kurcalaya kendi html sitelerimi yapmaya başladım. O zamanlar bilmediğim için (html i yeni öğreniyordum..) her şeyi tek tek yapıyordum. İlk profesyonel düşünceli projelerimden biri Hadianlat.net ‘di. Aslında ilk olarak hadianlat.com u düşünmüştüm ama sistemi yazana kadar domaini almak istemedim, localde çalışıp, hazır olunca domaini alır siteyi açarım dedim, malüm öğrenciyiz, o yıllarda domainler de bu kadar ucuz değil, bu kadar kolay alınamıyorlar, kredi kartı lazım vs. nedenlerle hadianlat.com u alamadım. Sistemi localde hazır ettiğimde ise hadianlat.com alınmıştı. Ben de net uzantısını aldım. Yaklaşık iki gün içerisinde siteyi açtım, zaten sistem hazırdı. Her gittiğim internet kafede, okuldaki bilgisayarlarda vs. giriş sayfasını hadianlat.net olarak ayarlıyordum. Kısa zamanda 20-30 kişinin ilgisini çektim ve aynı itiraf.com ‘daki gibi hadianlat.net ‘e de canları ne istiyorsa anlatmaya başladılar. Fakat bir sorun vardı. Ben html biliyordum ve sistemi html olarak yapmıştım. O zamanlar de bilmediğim için, öğrendiğim bir html mail atma olayı ile, ziyaretçilerin anlattıklarını mailime alıyor, mailimden tek tek siteye ekliyordum. Önceleri iki günde bir gelen anlatıları eklemek zorluk çıkartmıyordu. Ama günde 3-4 tane gelmeye başlayınca işler çığrından çıkmaya başladı. Bu işi bilenler gelen her içeriği html içine eklemenin zorluğunu bilirler, anlarlar. Ftp ye bağlan, dosyayı çek, bilgisayarda düzenle, içerikleri ekle, sonra ftp ye geri at. Kontrol et, kayma varsa, eksik birşey varsa, mesela a harfi yerine e harfi yazılmışsa yanlışlıkla, haydiiii, tekrar baştan… Bu iş yeterince zorlamaya ve can sıkıcı olmaya başlamıştı. O sırada millet portal yazıyordu, ben halen <a href olaylarıyla uğraşıyordum…

Görüldüğü üzere Asp öğrenmeye başlamam da bu şekilde oldu. Ziyaretçi üye oluyor, giriş yapıyor, yazısını yazıyor, anında sistemde.. Sen ne yapıyorsun ? Hiç… Sistemi bir kere yapman yeterli.. E o zaman Asp öğrenmeliydim.. Yine html de olduğu gibi asp yi de editleye editleye, sonra kitabından, internet sitelerinden vs. öğrendim. Şu anda aynı html de olduğu gibi asp yi gözüm kapalı yazabiliyorum ama o zamanlar sadece editlemekten ibaretti. 2004 yılına geldiğimde html i tamamen öğrenmiş, asp kodlarında da edit uzmanı olmuştum..

Asp profesyonelliğine adım adım; Bir Macerası…

O yıllarda -bazılarınız biliyordur- Mini Nuke sistemi ile tanıştık. Hazır portaldı. Dosyalarını indiriyorsunuz, ftp ile hostunuza atıyor, basitçe kuruyorsunuz ve ta taaaa, portalınız hazır.. İstediğinizi ekleyin, istediğiniz çıkarın. Üyeler toplayın vs.. Forum da var içinde. Üstüne bir de türkçe ve türk yapımı.. İşte bana fırsat; ilk gerçek portalım Mini Nuke ‘ydi. Kurdum, güncelledim, değiştirdim.. Her noktasını editledim. Yeni yeni bir sürü şey ekledim. Aylar içerisinde taban olarak mini nuke gibi görünen ama aslında alakası bile kalmamış bir portalım vardı. Bir de baktım ki bu mini-nuke editlemeleri sayesinde asp yi de gözüm kapalı yazmaya başlamışım… (Bu noktada hayatını bir motor kazasında kaybetmiş olan mini-nuke yazarı arkadaşımıza tekrar rahmet diliyorum.)

İlk asp portalım bir çok kez hacklendi. Öyle gerçek hackerlar tarafından da değil. Bildiğimiz “lamer” tayfası, intenette okudukları şu sistemin açığı, yok bu sistemin söküğü gibi şeyleri gelip güzelce uyguladılar portalımda. Böylelikle kod ve site güvenliği konusuna da girdim. Artık asp de yazıyordum ya, bütün kodları en baştan yazdım, her hacklendiğimde öğrendiğim yeni şeylere dikkat ederek, gerçekten sağlam bir portal oluşturdum. Öyle ki mini-nuke v1.8 ‘de ki Şifremi Unuttum bölümündeki açığı bulup yazar arkadaşıma kapattıran kişi oldum. Öyle bir açıktı ki.. ;

Şifremi unuttum dediğinizde, örneğin sifre.asp?adim=1 gibi bir sayfaya yönleniyordunuz. Burada size güvenlik sorunuz soruluyor, doğru cevap verirseniz sifre.asp?adim=2&uye_id=33 ’e yönleniyor ve orada şifrenizi görüyordunuz. Fakat kod altyapısında, işlem kontrollerini adim=1 de yapıyor, true alırsa adim=2 ye formu gönderiyor ve şifreyi gösteriyordu. Bilen bilir, GET komutu kullanılıyordu formda.  1. adımda kontrolleri yapıyor ve doğruysa adres satırından gönderiyordu bilgileri. 2. adımda hiç bir ek kontrol olmadığı içinde, uye_id ‘de handi üye yazıyorsa onun şifresini veriyordu. Ben de adres satırına direkt sifre.asp?adim=2&uye_id=1 yazdığımda gördüm ki adminin şifresi karşımda! Düşünsenize mini-nuke ‘nin kendi ana sitesinin bile admin şifrelerini rahatlıkla görebiliyordum. Yaşamım boyunca emeğe hiç saygısızlık etmediğim için, yine aynı düşünceyle bu açıktan haberdar ettim arkadaşları. Öyle siteye veya başka bir yere yazarak, yok admin girişi yaparak falan değil, direkt mail atarak durumu belirttim ve ertesi gün yama hazırlanmıştı bile..

Aynı şeyleri tekrar yaşamamak adına, öğrendiklerimden hep ders çıkardım. Senelerin birikimi sayesinde bir site yapacakken ilk dikkat ettiğim şeylerin başında güvenlik geliyor. Tabiki hiç bir zaman %100 güvenlik sağlamak mümkün değildir ama en azından elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum..

Asp yi öğrendikten sonra (her gün yeni şeyler öğrendiğim bir gerçek ama en azından oturup bir siteyi baştan aşağı yazabilecek durumdayım..)  bu işi profesyonel olarak yapabilir miyim acaba diye düşünmeye başladım. Herkes sitesi olsun ister, her kurum kendini internette tanıtmak ister, birinin aklına yeni bişey gelir onu ister, biri bundan benim de olsun der ister vs. herkes bir sitesi yaptırmak isteyebilir, neden bu siteleri ben yapıp para kazanmayayım şeklindeki düşüncelerle bu işe girmeye karar verdim. Fakat sonraları çok sorun yaşamaya başladım. Sonuçta yaptığınız iş sizi yansıtmalıdır, sizin elinizden çıktığı belli olmalıdır. Parasını alıyorum nasıl olsa, varsın böyle olsun diyen biri değilimdir. Para çok sonra geldiği için öncelikle imzamı attığım işin gerçekten güzel olmasını isterim;

“Arka plan sarı olsun, yazılar siyah, başlıklar yeşil olsun ve linkler de kırmızı olsun…” HADİ CANIM SENDE !!!

Başkalarının işlerini yaparken webmasterların en çok karşılaştıkları sorun, yaptıkları ve teslim ettikleri işin, işi yaptıran kişi tarafından sürekli değiştirilmesi, inciğine cinciğine dokunulması, olmayacak şeyler talep edilmesi ve sonuçta ortaya çıkan işin aslında sizin yaptığınız işle alakası olmayan başka birşey olmasıdır. Bir siteyi kişinin istekleri doğrultusunda en güzel şekilde yapar ve teslim edersiniz. Ama kişi bir başlar, ya acaba arka planı şöyle mi yapsak, yok buraya şunu mu koysak, yok şu köşeyi yuvarlasak mı vs.. bir sürü istek sunar. İşi kişinin istediği şekilde yapmamız gerekir doğru, ama ben kişinin isteği bana doğru gelmiyorsa yapamayan biriyim. Ben o arka planı beyaz yaptıysam, bunun geçerli bir nedeni vardır. Asla üşengeçlik değildir çünkü mesela arka plan rengini beyazdan sarıya değiştirmek FFFFFF ‘i, FFFFOO ile değiştirmek kadar kolaydır. Bu üşenilecek birşey değil ki. Sadece bu renklerin bir arada güzel görünmeyeceğini, doğru olmayacağını bilecek kadar tecrübeliyim ve ben bu işi bu tecrübelerimle yapıyorum. Eğer iş sahibini dinlersem sonuçta oraya ilkokul çocuklarının Lice Space ‘de yaptıkları sitelerden biri çıkıyor. E ben de bunun altına imzamı atmak istemiyorum yani..

Bu işi biliyorsan ya oturup kendin yap, ya baştan bana söyle, ben bu şekilde bir site istiyorum diye, ya da söyleyebildiğin kadarını söyle ve sonra da KARIŞMA İŞİME !

Yukarıdaki cümleyi tüm webmasterlara sorun, hepsi onaylayacaktır. En çok yaşadığımız sorun budur. Benim dışarıya çok nadirler dışında iş yapmamamın en büyük nedeni budur. Parasını veriyor diye profesyonellerin işine karışmak doğru değildir. Sen bu işi yapması için birine verdiysen, başta isteklerini söyle, ona göre kişi işini yapsın ve teslim etsin. Beğenmeyebilirsin tabiki, değiştirmek isteyebilirsin, itirazım yok ama istediklerin mantıklı şeyler olacak. Ürünlerimizin resmini çekip koyalım siteye ürünler bölümü altında diyip de, site teslim edildikten sonra bunları online satalım dersen çarşı karışır usta.. Online ürün satış işi başkadır, ürün resimlerini yayınlama işi başkadır. Resimleri koyalım diyip 1 liraya anlaştıktan sonra 10 liralık değişiklik istersen gerçekten çarşı karışır…

Sorun para değil. Sorun karşındakinin ne istediğini bilmemesi ve senin hem emeğinden hem de zamanından çalması. Resimleri gösterecek bir sistem yazıldıktan sonra o sistemi online satış sistemine çevirmektense, 1o tane online satış sistemini sıfırdan yazmayı tercih ederim. Bir çok arkadaşım da bana katılacaktır ki varolan bir sisteme köklü bir değişiklik yapmaktansa onu baştan yazmak çok daha iyidir, kolaydır, güvenlidir ve stabildir. E o zaman sen benim yaptığım o işi çöpe atacaksın, güncelleme adı altında yeni birşey yaptıracaksın.. Olmaz abicim olmaz..

Ben böyle şeylerle uğraşırken, yapamıcam bu işi galiba derken birden yardımıma amca yetişti. ( amca benim kankamdır, ben ona hep böyle seslenirim, alışırsınız..)

Google Adsense ile ilk tanışanlardan biriyimdir ülkemizde. Daha önce vs. sistemlerden de alışkanlığım olduğu için çabuk uyum sağladım diyebilirim. Adsense ülkemizde de kullanılmaya başladıktan sonra, başkalarına iş yapıp bir kere para alacağıma, bu kadar problemle uğraşacağıma, kendi projelerimi üretir, onlardan da adsense sayesinde sürekli bir gelir elde edebilirim düşüncesi çok daha ağır bastı. Hem kendi istediğim şeyleri yapabilecek, hem 3. şahıslarla olan muhataplığım bitecek, hem de para kazanmaya devam edecektim. Bu güzel bir fırsat olacaktı..

Ben de bu sayede kendi sitelerimi yapmaya başladım. Tamamen kendime ait, kimseyle bir bağı bulunmayan siteler yapmaya, bunlara eklediğim adsense birimleriyle de para kazanmaya başladım. terimi daha ortalarda yokken, şimdilerde neredeyse tüm webmaster sitelerinde anlatılan tekniklerini ben taa o zamanlarda uyguluyordum, yaptığım siteler google aramalarında en üstlerde görüntüleniyor, çok fazla ziyaretçi alıyor ve insanlar adsense sistemi reklamlara yabancı oldukları için de çok kazanıyordum. O zamanlar dolar ile türk lirası arasındaki farkı düşündüğünüzde de gerçekten aldığım çekler bu işe iyiden iyiye atılmama neden oldu. (Aldığım 2.800 dolarlık çekin fotokopisini halen saklarım..)

SEO denilen şeyi, Search Engine Optimization (Arama Motoru Optimizasyonu) şeklindeki açılımıyla bilen ve sadece meta tagların düzenlenmesi ve adreslerde konu başlıklarının çıkması olarak bilen (bildiğini zanneden) kişilerden öte, gerçek anlamda site optimizasyonları yaparak, arama motorlarının verdiği ipuçlardan, söylediği şeylerden çok, w3 ve genel internet sitesi kurallarına göre yaptığım siteler sayesinde bir çok başarı elde ettim. Hiç bir zaman başka sitelerin düzenlediği en iyi seo vb. gibi yarışmalara katılmadım çünkü birşeyi ispat etmek zorunda değilim. Ben yaptığım işin doğruluğunu aldığım sonuçlardan anlıyorum, o da bana yetiyor. Kimseye de ücret karşılığında Seo hizmeti vermedim. Sadece kendi işlerime odaklanmak her zaman daha hoşuma gitti.

Bir de PHP çıktı başımıza… XML ne yaaa ? .Net mi ?:-S

Artık tamam, html biliyorum yani bu işin temelini biliyorum. Asp de biliyorum. E seo desen var, adsense var, e hakimim. Artık yapamayacağım site yok derkeennn… Php çıkageldi. Açık kaynak kod, open source denen şeylerle tanıştık. XML geldi, cms, .net geldi. Geldi de geldi.. Bitmiyor ki.. Hangi birini öğreneceksin, hangi birine hakim olacaksın ? Yiter Yaaa yiter yaaaa ! (Bknz:Erman Kuzu:-P )

Yeni şeyler yapabilmek, yeniliklere ayak uydurabilmek şart. E ne yapacağım, oturup bir de bunları mı öğreneceğim ? Hangi birini öğreneceğim ? En sonunda asp ye tam olarak hakim olmaya, yanında flashıdır, xml dir, php sidir falan en azından edit yapabilecek şekilde öğrenmeye karar verdim. Ama ana dalım hep asp olarak kalacaktı. Php gibi diğer kodlama dillerini sadece hazır sistemlerde editleme vs. şekilde kullanmaya ve bu kadarını öğrenmeye karar verdim.

Profesyonele yakın derecede Bağlama çalarım, 2 sene canlı müzik yaptım öğrenciyken, gerçek dostumun benden iyi bağlama çalması nedeniyle ben de gitar aldım elime, onu yine bağlama gibi kendi kendime öğrendim ve canlı müzikte eşlik etmeye başladım gitarla. Sonra onu org, def ve ney takip etti. Şimdi bana sorsalar ben bağlama, gitar, org, piyano, def, ney, kanun ve keman çalıyorum diyebilir miyim ? Hayır. Öyle elinize aldığınız şeyden güzel melodiler çıkarıyor olmanız onu hakkıyla çaldığınız anlamına gelmez. 8-10 tane akor öğrenip duyduğunuz sese göre gitarda akor veriyorsanız o da çalıyorum demeye yetmez. Bir işi hakkıyla yapmak lazım. Def ile ritm tutabiliyor olabilirim, kanun da 3-4 tane sanat müziği çalabiliyor olabilirim ama onları çalıyorum, biliyorum diyemem. Bağlamayı biliyorum, diğerleri hobi, amatör.. Aynı şekilde asp de profesyonelim diyebilirim. Php ve diğerlerinde ise amatörden iyiceyim.

Asıl konudan fazla uzaklaşmadan (Asıl konularımdan sık sık uzaklaşırım, alışmalısınız..), SertanK.com ‘a geri dönelim.

Daha önce söylediğim gibi, SertanK.com ‘da diğer bütün webmaster siteleri gibi senelerce bekledi, değişti, kapandı, açıldı vs.. En sonunda dedim; ben bu siteyi yapacam arkadaş ! Herkesin işini yapıyorum, şimdi de kendi işimi yapacağım. SertanK.com ‘a güzel bir sistem yazıp, sonunda bu siteyi sabit hale getireceğim..

Oturdum ve o kocaman ajandalardan birine, bana ne gerekiyor, sitede ne olmalı, ne işe yarayacak, ne olmamalı şeklinde taslaklar hazırlamaya, düşüncelerimi not almaya başladım. Yine güzel bir resim galerisi yazıp, resimlerin altına açıklama yazılacak bir şekilde referanslarımı, kendi yaptığım işlerimi tanıtacağım bir sistem olabilirdi. Ama aynı zamanda paylaşmayı seven biri olduğum için, yaşadığım zorlukları ve çözüm yollarını da anlatarak benim izlediğim yolları izleyecek olanlara bir kaç ipucu da vermek gerekiyordu. Tüm bunları yaparken bir düzen tutturmak, işleri kolaylaştırmak, kolayca takip edebilmek ve güncellemek şarttı. Sonuçta ben, “Ben böyle işler yapıyorum, şu kadar iyiyim, bu kadar böyleyim, gelin sizin işinizi de ben yapayım..” deme amacında olmadığım için, sadece referanslarımı göstermenin de bir anlamı yoktu. Zaten bilen bilir, ben öyle dışarıya (3. şahıslara) pek iş yapmam. Çok nadirdir. Kendi projelerimle daha çok ilgileniyorum. Asla kıramayacağım biri olursa veya yapılacak iş ilk defa yapılacak, özgün olacak ve bana bir heyecan verecekse o işe giriyorum. Bunun dışında para kazanmak için önüme gelen her işi almıyorum. Bu nedenle de reklam yapan bir site değil, veren, yardım eden, karşılıklı görüş alışverişi yapabileceğim bir platform kurmak çok önemli hale gelmişti.

Yapmak istediğim sistemi asp ile yazabilirdim. Taslakları, yol haritamı oluşturdum ve yazmaya başladım. Yol haritamda, tam hakim olmadığım RSS olayını öncelikli olarak çözmek vardı. Bu rss olayını araştırırken ilk olarak blog olayını düşünmeye başladım. Bir çoğunuzun kullandığı blogların hem php olması, hem hazır sistemler olması nedeniyle ben bloglardan bu güne kadar uzak durdum hep. Blogger, gibi sistemler bana hiç çekici gelmedi bu güne kadar. Açık kaynak kodlu olmaları, bu işten çok çok az anlasan bile kurulum ve yönetim kolaylığı nedeniyle herkesin bu sistemlerden birine kolayca sahip olabilmeleri, bir sürü açığı olacağı ve kolayca hacklenebileceği korkularından hiç blog sistemleriyle ilgilenmedim. Ayrıca benim bildiğim blog, günlük gibi tutulan, yazacağınız şeyleri başkalarının okumasını sağlayacağınız bir sistemdi. Ben ne yazacaktım da insanlar okuyacaklardı ki ?

RSS olayını en kolay yoldan nasıl çözerim diye, rss nin en çok kullanıldığı sistemler olan blog sistemlerinden birini (asp) aspindir.com dan indirip incelemeye başladım. İlerleme kaydettikten sonra bir de bu rss lerin yayınlanması, insanların takip edebilmesinin sağlanması gerekiyordu. Bu noktada da feedburner, ordan blogger vs. sistemlere geçiş yaptım. Onları inceledim, araştırdım vs. Sonra bir blogger açarak araştırmayı derinleştirmek istedim..

Blog sistemleri blog olmaktan çıkmışlar… Yapabilecekleriniz sınırsız hale gelmiş sanki…

Blogger ‘dan varolan google accountum ile bir blok açtım. Dediğim gibi amacım rss sistemi hakkında başka şeyler öğrenmekti. Gereksiz bir-iki taslak yazı yazdım ve incelemeye başladım. Çok garip bir tecrübeydi. Benim günlerce uğraşıp yapacağım şeyler, bu sistemlerde sadece tek tıklama ufak 1-2 ayarla 1 dk. da yapılabiliyordu. Örneğin ben bir içerik eklediğimde onu puanlamaya açacaksam bunun için database ‘de bir yer oluşturmam veya ayrı bir database tasarlamam, sonra kodları yazmam, onu sisteme entegre etmem, cookie ve ip kontrolü yapmam, güvenlik kontrolü vs. derken 2-3 gün uğraşmam gerekirken, bu blog sistemlerinde tek bir işlemle bunu kolaylıkla yapabiliyordum. Neredeyse hiç bir kodlama bilgisi gerektirmiyordu. Güvenliği vs. bu sistemi oluşturanlar kendileri düşünüyorlardı, benim düşünmeme gerek kalmıyordu. Sadece güncellemeleri takip etmem yeterliydi. E işin arkasında da Google amca vardı, güvenmem için yeterliydi…

Blog sistemlerine bakış açım bir anda gerçekten değişmişti. Sadece günlük yazılarını yazıp, insanların okuduğu bir sistemden çok daha öteye geçmişti bu sistem. Kolaydı, modifiye edilebiliyordu, takip etmesi basitti.. SertanK.com ‘da neden böyle bir sistem kullanmayım ki dedim ve rss için başladığım araştırmaya SertanK.com için bir blog sistemi bulma amacıyla devam ettim. Artık SertanK.com ‘u bir blog sistemi ile yapmaya kesin karar vermiştim..

Geocities yıllarından kalmadır bende; üstteki ana site reklamlarına sinir olurum. Geocities ‘de o reklamları kaldırabiliyorduk basit kodlarla. Blogger ’da da bu üst reklamlardan vardı. Seneler sonra, bir de üstüne kendim kod yazabiliyorken, üstelik kendi sitemde bu reklamları istemedim açıkcası. Hazır sistem dahi olsa, bunu ben yaptım diyebilmemi engellemeyecek bir sistem olması şarttı. Blogger sistemi, bunu blogger yaptı diye bağırıyor sayfanın en üstünde. Ben de başka bir blog sistemi için arayışa giriştim..

WordPress geliyor.. Ya bu WordPress engellenmemiş miydi sansürcü zihniyet tarafından ?

WordPress hakkındaki bilgim, bir çok kişinin aynı blogger gibi, wordpress sistemi üzerinden blog açtığı, fakat sonradan wordpress in sansürcülerin hışmına uğradığı ve bu sistemi kullanan tüm sitelerin otomatikman engellenmiş olduğundan ibaretti. Ben halen wordpress kullanmanın tek yolunun, dns değiştirmek vb. yöntemlerle olabileceğini düşünürken, wordpress sitesine girer girmez aslında bunun çok geri kalmış, çok bayat bir düşünce olduğunu gördüm. Dedim ya blog sistemleri hiç ilgimi çekmemişti ve açıkcası hiç de takip etmedim. Evet wordpress kullanan sitelere girilmiyordu ama ne zamandı o haber ? Neler değiştir, ne oldu ne bitti hiç haberim yokmuş. Siteye girip indir linkini görünce şaşırdım. Düşünün işte bu kadar bilgisizim bu konuda…

WordPress sitesindeki indir linkini gördüğümde hemen bunun hakkında araştırma yapma ihtiyacı hissettim. Kimler bu sistemi kullanıyordu, yeni mi çıkmıştı, kim yapıyordu, ne vardı ne yoktu hepsine bakmam lazımdı. 2-3 gün kadar araştırdım. Gördüğüm şey çok şaşırtıcıydı. WordPress blog sistemi gibi görünse de aslında değildi. Özelleştirilebilir bir portal, portaldan da öte bir sistem olarak karşımda duruyordu. Gezdiğim bir çok wordpress sitesi birbirinden çok farklıydı. Bu sadece tema farkı gibi de görünmüyordu. WordPress ile bir resim galerisi sitesi yapılabildiği gibi, asıl amacı olan blog sitesi de, hatta online satış sitesi bile yapılabiliyordu. Hem de yine neredeyse hiç kodlama bilgisine ihtiyaç duymadan. Php ve mysql olayına biraz hakim olan herkes bu sistemi kurup istediği şekilde modifiye edebilirdi. Ben de php ye ve mysql ‘e ancak editleme yapabilecek kadar hakim olduğum için açıkcası bir yandan da php ye yavaş yavaş adım atmalıyım diye düşündüğüm için olmasa bile bu sistemle uğraşmaya, bu sistemi irdelemeye karar verdim.

Şu anda bu yazıyı yazıyorum diye sanmayın ki bu wordpress sistemini öğreniyorum, deniyorum vs.. Bu yazıyı yazmadan önce belki 15 defa wordpress kurdum. Şu anda gezmekte olduğunuz bu site, bu sistemde benim geldiğim son nokta. Haftalarca süren uğraşlar, araştırmalar ve uykusuz gecelerin ardından artık wordpress ‘e hakimim diyebiliyorum. Tabiki aynı asp de olduğu gibi sürekli yeni şeyler öğreneceğimden eminim ama şu anda bu yazıyı yazacak aşamaya gelmiş olmak bile çok yol aldığımı gösteriyor. Yine zannetmeyin ki wordpress e yazı yazmak zor mu demek istiyorum. Hayır. Ben işte sistem budur, benim sitem budur demeden içine içerik eklemem. WordPress i kurduğunuz anda içerik yazabilirsiniz ama ben tamamen sistemi hazırlamadan, tüm modülleri vs. hazır etmeden siteye içerik eklemem. Bu yazıyı şu anda yazıyorsam sistem tam olarak hazırdır demektir.

SertanK.com için istediğim tüm özellikler şaşırtıcı bir şekilde bu sistemde ya var, ya da 1-2 modül-eklenti ekleyerek oluşturabiliyorsunuz. Öyle ekstrem ayarlar veya düzenlemeler yapmanıza da gerek kalmıyor. Eklentiler bölümüne girip eklentiyi yüklemeniz (online) ve etkinleştirmeniz, sonra da ufak tefek 1-2 ayar yapmanız yeterli oluyor. Aşağıda göreceğiniz oylama sistemi, smileyler, etiketler, tavsiyeler gibi özellikler hep bu eklentiler sayesinde oluyor.

SertanK.com ‘da wordpress kullanmaya karar vermemle birlikte uygun bir tema aramaya başladım. Temayı buldum ama ingilizceydi. Türkçeleştirilmiş temalar vardı ama ya içinde gizli linkler barındırıyordu, ya benim hoşuma gitmeyen temalardı ya da SertanK.com için istediklerime uygun değildi. Bu nedenle şu anda kullandığım bu temayı türkçeleştirmeye karar verdim. Yine fazladan mesai harcayarak türkçeleştirmeyi de yaptım. En sonunda da tüm modülleri ayarladım, son testleri ve kontrolleri yaptım ve bu yazıyı yazmaya başladım.

Terzi kendi söküğünü dikti galiba…

SertanK.com için düşündüğüm şeyleri tam olarak yaptığımı söyleyebilirim. Artık yaptığım işleri, projelerimi buradan tanıtacağım, izlediğim yolları anlatacağım, karşılaştığım problemleri ve çözümleri anlatacağım. Aynı zamanda aklıma takılan konular olursa onlar hakkında da yazılar yazacağım. Hem iletişim sağlayacağım, hem tüm işlerimi bir yerde toplayarak neler yapmışım, neler yapacağım, neyi eksik bırakmışım bileceğim. En önemlisi sizinle karşılıklı fikir alışverişinde bulunabilecek, yaptığım ve yapacağım işler hakkında görüşlerinizi alabileceğim.

Üstüne bir de ben uzun yazmayı seven biriyim. Paylaşmayı da seviyorum. Diyelim ki bir problemle karşılaştım ve onu çözdüm. Örnek vermek gerekirse farzedin ki bir bağlantı kodunda garip bir hata alıyorum. Uğraştım ve bu hatanın neyden kaynaklandığını buldum ve çözdüm. Ben bu hata ile karşılaşıyorsam başkaları da karşılaşıyordur, ben internette bir çözüm bulamadıysam (mesela türkçe bir kaynak yoksa) başkaları da bulamıyordur. Belki bu hatayla karşılaşan arkadaşın bu ingilizce kaynaktan yararlanabilecek kadar yeterli ingilizcesi yoktur. Benim ingilizcem yeterli ve ben sorunumu çözdüm diyerek bir kenara çekilmediğim için, bu sorunun çözümünü forumlarda vs. paylaşmaya çalışıyorum. Ama yapım gereği, karşımdaki sanki hiç birşey bilmiyormuş gibi ayrıntılara girerek, olayı baştan ve kökten alarak yazdığım için, çoğu yazım okunmuyor forumlarda. Okuyanlar sorununu gerçekten çözüyorlar ama bu kadar uzun yazmak beni rahatsız ediyor. Okunmayacak nasıl olsa diye yazının yarısında bırakasım geliyor çoğu zaman.

Bu site sayesinde artık bu problemin de olmayacağına inanıyorum. Sonuçta bu site benim ve istediğim kadar uzun, istediğim kadar karışık, İSTEDİĞİM KADAR BÜYÜK veya küçük harflerle yazı yazabilirim. İşin en güzel tarafı okuyor musunuz, okumuyor musunuz olayıyla ilgilenmek zorunda değilim. Ben yazdım, isteyen okur, istemeyen şöyle bir göz gezdirir. Okuyan yararlanır, okumayan az daha kaşınır, keyfi bilir yani..

SertanK.com ‘un hikayesi budur.. SertanK.com ; benim yaptığım ve yapacağım tüm projeler hakkında bilgi ve bilgi sahibi olmanızı sağlayacak, karşılıklı fikir alışverişinde bulunabileceğimiz, karşılıksız bilgi alabileceğiniz, biraz , biraz haber, biraz iletişim ve biraz da kaynak site olarak karşınızda..

Umuyorum beğenirsiniz, umuyorum daha uzun süre birlikte oluruz.

Tekrar hoşgeldiniz.

SertanK

Bu Konu İçin Yapılan Aramalar :
akvaryum arka plan yapımı (123), mini-nuke v1 8 (3), Sertan K kimdir (3), proje tanıtım yazısı nasıl yazılır (3), amator turk resim (3), kişisel ve kurumsal iletişim (3), mini nuke (2), mynet ftp sorunu (2), VPS VDS İndex (2), adsense gelir ispati (2), sahibindenkopek net (2), proje yazabilen ücretli kurumlar (1), proje tanıtım yazısı nasıl (1), proje takip fikir paylaşım php script (1), wordpress satış sitesi yapmak (1), projede sketch (1), resim galeri google adsense (1), sahibinden akvaryum arka plan (1), site yapıp para alamadığım zaman (1), tasarım yapıyorum ama dikemiyorum (1), terzi kendi söküğünü dikemez site yapım aşamasında (1), türk amatör resim oyla (1), wordpress haber sitesi (1), php projeleri (1), mynetim engellenmi (1), 3dalmankurdu oyunları (1), asp hayvan sitesi (1), baglama da kac taneakor var (1), başkalarının söküğünü diktiğini zannedenler (1), baştan aşağı site yapma (1), çarşı karışır bunlar da o yakışır (1), cu3er arka plan rengi (1), evcil hayvancılık ilan ver (1), flash kişi tanıtım projeleri (1), guzel evcil kuş isimleri (1), hadianlat com (1), kişisel tanıtım yazısı örnekleri (1), kurumsal yönetim sunum yazıları (1), internette iletisim tanitim yapmak istiyorum (1), mynet üyesi birinin şifresini nasıl çözerim (1), 1 liraya altın karışmış doğru mu google amca (1)
FacebookTwitterEmailShare

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

  • RanaAkvaryum.com | Rana Akvaryum ve Kuş Dünyası
  • ResimleriOyla.com | Türkiye 'nin En İyi Fotoğraf Albümleri Sitesi
  • Rana Akvaryum Test Yayınında...
  • AlmanKurtlari.com | Alman Kurtları Hakkında Herşey..
  • Evcil.info | Evcil Hayvan İlanları







  • Bu Yazıyı Oylayın :
    Değerlendirmeniz => Beğenmedim : 10 üzerinden 1Değerlendirmeniz => Beğenmedim : 10 üzerinden 2Değerlendirmeniz => Beğenmedim : 10 üzerinden 3Değerlendirmeniz => Ortalama : 10 üzerinden 4Değerlendirmeniz => Ortalama : 10 üzerinden 5Değerlendirmeniz => Ortalama : 10 üzerinden 6Değerlendirmeniz => Beğendim : 10 üzerinden 7Değerlendirmeniz => Beğendim : 10 üzerinden 8Değerlendirmeniz => Çok Beğendim : 10 üzerinden 9Değerlendirmeniz => Çok Beğendim : 10 üzerinden 10 (Toplam 1 kez oylandı; Oy Ortalaması: 10 üzerinden 10,00)

    (Oyunuzu yıldızların üzerine tıklayarak kullanabilirsiniz. Değerlendirme sağa gittikçe olumlu yönde artar. Teşekkür ederiz.)
    Loading ... Loading ...

    4 Yorum var - “SertanK.com | Kişisel ve Kurumsal Projeler Tanıtım, Yönetim, Takip, Haber ve İletişim Platformu”

    1. hayırlı olsun efenim, keşke ben de okuyup adam olsaydım ^^

    2. Teşekkür ederim. (B)

      Her okuyan adam olmuyor, her okumayan da hayvan olmuyor dimi ;-)

    3. selam, sizin yıllar önceki değişik projeile adım attığınız hadianlat.com ‘unuza ben değişik bir proje ile hayat vericem çalışmalar %95 tamamlandı. Büyük ihtimal ile siz böyle bir şey hayal etmemiştiniz ama bakın nerden nereye ortalama 9 yıl önce siz ne için reglemek istediniz ve şimdi ne oluyor. Yüksek potansiyelli bir yatırımım için o domaini kullanmaktayım hadianlat.net ‘inizede artık ben sahibim. Siz 9 yıl önce bir girişimde bulunup hadianlat.com veya neti almamış olsaydınız ben şu an o iki domaine bu kadar yatırım yapmamış olucaktım :) komik ama gerçek size teşekkür ederim iyiki o kadar güzel düşünüp o domainleri 9 yıl önce reglediğiniz için..

      Dost Webmaster..

      • Merhaba. Yanlış anlaşılma olmasın diye düzelteyim; hadianlat.com u ben alamamıştım, öğrenciyken para bulamadığım için önce projesini localde hazırlamış, sonra almak istediğimde de alınmış olduğunu görmüştüm. Sadece hadianlat.net i alabilmiştim. Bu yazıyı yazarken hadianlat.com a tekrar bakmıştım ve 9 sene önceki hali aynen duruyordu. Şimdi de siz almışsınız, hayırlı uğurlu olsun. Umarım beklediğiniz potansiyeli alırısınız. Yorumunuz için teşekkürler..

    Yorum Yazın

    Üyelik gerektirmez. Anonim yorum yapabilirsiniz.

    :-) :-D (H) ;-) :-P :-S :-( ;-( :-O (*) :-$ :-[ (Y) (N) (&) (@) (L) (U) (F) (W) (K) (I) (G) (^) (D) (C) (B) (E) (O) (P) (8) (~) (T)

    YORUMUNUZ ONAYLANDIKTAN SONRA YAYINLANACAKTIR !
    *